Kayıtlar

Türk Kültür ve Edebiyatı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

TÖRE

Göktürkler devrinden kalma Irk Bitig adlı bir kaynakta şöyle bir cümleye rastlıyoruz: (Tanrı diyor ki) "Ben kara yol Tanrısıyım. Kırılanları birleştiririm; yırtılanları onarırım." Bu cümlede Tanrı konuşmakta, yani "Kelam" sıfatını kullanmaktadır. Ama söyledikleri daha da önemlidir. O, kendisini "Kara yol Tanrısı" olduğunu ve "kırılanları birleştirdiğini, yırtılanları onardığını" belirtiyor. Yazımızın büyük kısmının şifresi bu cümlede gizlidir. Sondan başa doğru ele alıp tahlil edelim. "Kırılanların birleştirilip yırtılanların onarılması" ifadesi, İslami anlayış içinde Cenabı Hakk'ın "Cebbar" isminin tarifinde aynen karşımıza çıkmaktadır. Fakat Tanrı inanışı ile Allah inanışı arasındaki benzerlik bundan ibaret değildir. Diyanet İşleri neşriyatından Ali Osman Tatlısu imzasıyla yayınlanan Esmaü'l Hüsna Şerhi'ni esas alıp Eski Türk kaynaklarına akseden Gök Tanrı inanışını araştırdığımız bir çalışmada Sıfatlar ve Esma...

TÜRK HALKI DEĞİL TÜRK MİLLETİYİZ

Uzmanlar, yeryüzünde insanların 500.000 yıldan, belki daha eskiden beri var olduğunu söylüyor. Fakat insanların tarih sahnesine girmesi dört beş bin yıllık bir meseledir. İnsanlık durmaksızın ilerleyerek bugünkü durumuna gelmiş, tarih öncesindeki ırkların türlü nisbetlerde birbiriyle karışmasından bugünkü ırklar doğmuş, ırklar da yine türlü sebeplerle parçalanarak günümüzün milletlerini meydana getirmişlerdir. Bu söylediğim insanlık tarihinin ana çizgisidir. İnsan zekâsının gelişmesi ölçüsünde de madde ve manâdaki her kavram için kelimeler bulunmuş, zamanla kelimelerden başka kelimeler türemiş, bazı kelimeler anlamını değiştirmiş, bazıları unutulmuş veya bırakılmış, yerine yenileri alınmış veya bulunmuştur. İnsan olgunlaşmasının toplum hayatındaki son durağı "millet" ve "devlet"tir. "Millet" bağımsız yurdu olan teşkilatlı bir topluluktur. Asırların fikir akımı olan milliyetçilik bu kelimelerden çıkar. Son zamanlarda solculardan başlayarak yavaş yavaş herke...

AYBALA

AYBALA Bu mektubu sana bir şafak vaktinde yazıyorum. Renkler henüz sıyrılmaya başladı geceden.Kulağım pencereme konan kuşların söylediği hürriyet türkülerinde... Hitabım sana ve seninle birlikte bütün Müslüman-Türk kızlarına.., Aybala; Sahip olduğun ve olabileceğin bütün bilgilerin temeli kendini bilmektir Yaradılış gayene uygun bir hayat idame edebilmektir.Koca Yunus'a "Sen seni bilmezsen,bu nice okumaktır" dedirten bu ulvi gerçek değil midir? Hayatının her safhasını öylesine dolu yaşa ki ve öyle bir karakter çiz ki, her an mensubu bulunduğun büyük milleti ve yüce dini hakkıyla temsil edebilesin.. Sen ki Aybala, hayatı ve saadeti pahalı elbiselerde loş ışıklı mekanlarda arayanlar gibi vurdumduymaz, nemelazımcı olamazsın. Senin için en güzel moda, senin asaletine en çok yakışan şeklidir. Sen öyle bir şahsiyete sahip olmalısın ki; insanlar seni imrenerek örnek diye gösterebilsin.. Biliyorsun Aybala.. Bilmek kadar hissetmekte önemlidir.. Senin için hissetmenin manası ruh as...

Orhun Âbideleri (Kül Tigin Âbidesi)Doğu yüzü

[1] Üze kök tengri asra yağız yir kılındukda ikin ara kişi oğlı kılınmış. Kişi oğlında üze eçüm apam Bumın Kağan İstemi Kağan olurmış. Olurupan Türk budunurig ilin törüsin tuta birmiş, iti birmiş.[1] Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oğlu kılınmış. İnsan oğlunun üzerine ecdadım Bumın Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturarak Türk milletinin ilini töresini tutu vermiş, düzenleyi vermiş. [2] Tört bulurig kop yağı ermiş. Sü sülepen tört bulurigdakı budunuğ kop almış, kop baz kılmış. Başlığığ yükündürmiş, tizligig sökürmiş. İlgerü Kadırkan yışka tegi kirü Temir Kapığka tegi kondurmuş. İkin ara [2] Dört taraf hep düşman imiş. Ordu sevk ederek dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbi kılmış. Başlıya baş eğdirmiş, dizliye diz çöktürmüş. Doğuda Kadırkan ormanına kadar, batıda Demir Kapıya kadar kondurmuş. İkisi arasında [3] pek teşkilâtsız Gök Türk öylece oturuyormuş. Bilgili kağan imiş, cesur kağan imiş. Buyruku yine bügili imiş tabiî, cesur imiş tabiî. Beyleri de...

Orhun Âbideleri (Kül Tigin Âbidesi)Güney yüzü

(1) Tengri teg tengride bolmış Türk Bilge Kağan bu ödke olurtum. Sabimin tüketi eşidgil. Ulayu ini yigünüm oğlanım biriki oğuşum budunum biriye şadpıt begler yırıya tarkat buyruk begler Otuz [Tatar … ] [1] Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağanı, bu zamanda oturdum. Sözümü tamamiyle işit. Bilhassa küçük kardeş yeğenim, oğlum, bütün soyum, milletim, güneydeki şadpıt beyleri, kuzeydeki tarkat, buyruk beyleri, Otuz Tatar… [2] Tokuz Oğuz begleri budunı bu sabimin edgüti eşid katığdı tıngla: İlgerü kün toğsık[k]a birigerü kün ortusıngaru kurığaru kün batsıkınga yırığaru tün ortusıngaru anda içreki budun [kop] m[ang]a k[örür]. [Bunç]a budun [2] Dokuz Oğuz beyleri, milleti! Bu sözümü iyice işit, adamakıllı dinle: Doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep bana tâbidir. Bunca milleti [3] kop itdim. Ol amtı ariyıg yok. Türk kağan Ötüken yış olursar ilte bung yok. İlgerü Şantung yazıka tegi süledim, taluyka kiçig tegmedi...