Nerede O Yiğitler?
Nerede o yiğitler ki gür Sesleri ülkeyi bürür Yürü dese dağlar yürür Dur dese kalpler durur Evet, nerde o yiğitler... Ve şu çağın gençlerine bakıyorum ve yine dudaklarımdan aynı söz dökülüyor “Nerde o yiğitler”. Bu sözü defalarca tekrarlasamda usanmayacağım sanki. Ve o çağlara dönüyorum, o yiğitleri tek tek gözümün önüne getiriyorum. Onlara baktıkça o yılları tekrar hatırlıyorum. Bir anda gözlerimden sulu sepken misali yaşlar boşanıyor. Öyle derin düşünüyorum ve o gençleri hayal ediyorum. Çünkü ben o yılları yaşamadım ama bazı zamanlarda hayal ederek anlamaya çalışıyorum. Ve diyorumki hayali bile dünyaya bedel. Kendimi bu hayalde bir parça yapmaya çalışıyorum. Ama ben o kadar küçük kalıyorumki bu hayalde bir zerre bile olamıyorum. Bu halimi görünce onlara layık olabilmek için hergün davaya daha da dört elle sarılıyorum. Bundan 40 yıl öncesi idi. Oğuz boylu, Avşar soylu bir Türkmen Beyi, Anadolu dağlarından, yaylalarından; o yiğitlere sesleniyordu. Ve bu Türkmen Beyi Başbuğ Türkeş’ti. O...